Bağış ve Yardım

BİZE ULAŞIN
(0216) 344 41 35

Ahmet Mercan, Adalet Arayışında İnsan Hakları

Ahmet Mercan, Adalet Arayışında İnsan Hakları

İnsan hakları hakkındaki teori Eski Yunandan başlamaktadır. Batı kaynaklı bu teori özünde “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” Anlayışı vardır. Bu dönemde insana kutsiyet atfedilirken sonraki dönemde devlet, kutsallaştırılmıştır. Stoa akımı; insanın aklı ve bedeni olduğunu, bunun büyük Lagos’un parçası olduğunu, büyük statülerin yıkılarak insanların birbirine kardeş olduklarını söylemektedirler. “Doğal hal” teoremleri ile bağlantılı olarak ahlak’ı önemsemektedirler. Stoacılar, “evrensel doğal hukuk” ile en iyiyi, en mükemmeli erekleri kıldılar. Stoacılara ve doğal hukuka eleştiriler şu şekildedir: insanların hakları değişkendir, haklar insan toplumda paylaşım esnasında ortaya çıkar, esnektir. Bir diğer eleştiri ise hakları belirleyen unsurun “ihtiyaç” olduğudur son olarak da insanlar, toplum sözleşmesi ile haklarını devlete teslim etmişlerdir bu nedenlerle doğal hukuk ideası gerçekçi değildir, şeklindedir. Elli milyon insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme gelindiğinde 1948’de Evrensel Barış Bildiresi sunuluyor ve kabul ediliyor. Bildirge maddeleri kötü değil ancak barışı bozmanın bir karşılığı yok ve aileye yönelik bir öngörü mevcut olmaması gibi eksiklikleri var. Metinlerin satır arasından seküler, yatay düşünen, bireysel bakış açısı okunuyor. Batının temel hususiyeti, şehirde yaşayan bizden olanlar harici barbardır. Yani ayrımcı insan hakları anlayışına sahipler. Peki İslam insan haklarına nasıl bakıyor? İslam’da insan hakları yoktur, kul hakkı vardır. Ve İslam’daki yaklaşım bellidir. Kur’an, Asr-ı Saadet tecrübesine sahibiz. Müslüman, gayrimüslimle nasıl ilişki kuruyor? ( gayrimüslimin haklarını nasıl koruyor) Kaynaklarımız Kur’an, uygulamada sünnet, peygamberimizin davranışları, İslam hükümdarlarının hükümlerine başvurabiliriz. Hepsinin ortak çatısı: Adalet. İnsan haklarında varoluştan geçen ve sonradan kazanılan haklar var: vehbi ve kesbi haklar. İslam’da beş temel emniyet vardır: can, mal, nesil, din ve vicdan, akıl emniyeti. “Suçsuz bir insanı öldüren tim insanlığı öldürmüş gibidir.” Mevdudi, “Bir insan İslam ülkesinde İslam’ı ben beğenmiyorum, derse bunu yaşatmalıyız fikir özgürlüğü ortamını sağlamalıyız. “Dileyen iman etsin, dileyen inkar.” Bakara Suresi. Ben özgürlük tanımını şöyle yapıyorum: Müslüman için özgürlük, dünyaya en az iple bağlı olarak yaşamak, muttaki olmak.

VİCDAN VE ALLAH KORKUSU

Ey müslümanlar,

Allah’tan, nasıl korkmak lazımsa

öylece korkunuz…” (Al-i İmran;102)
Zehra irem Yıldız