BAĞIŞ YAP

Mükemmellik Tuzağında Kadın Psikolojisi - Ayşe Sabahat Yazıcı

12 Temmuz 2021 Pazartesi Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı

Mükemmeliyetçilik psikolojide bir sorun olarak belirlenen ve terapi ile düzeltilmeye çalışılan bir kişilik yapısı… Gerçekten mükemmeliyetçi karakterler hayatın her alanında çok yıpranırlar. Hal böyleyken “mükemmel olmak”, kusursuzluk her alanda olması gereken ideal olarak pompalanıyor. Bu neden kaynaklanıyor?

Modern dönemde kadının hak ve özgürlükleri artmış, bu konuda mücadele alanı da genişlemiş görünüyor. Elbette sosyal hayatta, çalışma hayatında, siyasette bu anlamda olumlu bir süreç var ancak aynı zamanda kadının belki de en çok yıprandığı çağda yaşıyoruz. Sizin bu konudaki tespitleriniz, gözlemleriniz nelerdir?

Mükemmeliyetçilik psikolojide bir sorun olarak belirlenen ve terapi ile düzeltilmeye çalışılan bir kişilik yapısı… Gerçekten mükemmeliyetçi karakterler hayatın her alanında çok yıpranırlar. Hal böyleyken “mükemmel olmak”, kusursuzluk her alanda olması gereken ideal olarak pompalanıyor. Bu neden kaynaklanıyor?

Bunda medyanın etkisi elbette çok büyük… Fiziksel görünüm açısından ele alalım. Geçtiğimiz günlerde Norveç fotoğraflarda efekt kullanımına ilişkin bir düzenleme getirdi. Çünkü efektlerin psikolojik açıdan olumsuz etkisi olacağı belirtildi. Siz ne dersiniz bu açıdan? 

Kadınlarla ilgili fiziksel görünüm üzerinden nasıl bir mücadele var? İdeal olarak sunulan kilo ve vücut ölçüleri, yüz hatları, şuh mimik ve tavırlar… Bütün bunlar kadınları nasıl etkiliyor? 

Yalnızca fiziksel görünüm açısından değil, sosyal ilişkilerin, evliliğin, anneliğin de idealize edildiği bir süreç var. Mutlu – romantik çift görselleri, neşeli çocuk etkinlikleri, harika sofralar vb… Gerçek hayatta evlilik sorunları yaşayan, çocukları huysuzlanan kadınlar ne hissediyor bu mükemmellik baskısı karşısında? 

Kendini yetersiz, kusurlu, sorunlu gören bir insanın psikolojisi ve ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz? 

Erkekler açısından neler söylersiniz? Benzer bir süreç erkekler üzerinden de yürütülüyor ancak elbette kadınlar kadar bir baskı söz konusu değil. Öte yandan erkekler yine medya üzerinden sürekli “mükemmel” kadın örnekleriyle karşılaşıyor. Bu onların gerçek hayatlarını paylaştıkları eşlerine bakış açılarını nasıl etkiliyor? Bu açıdan uyarı ve tavsiyelerinizi de almak isterim?

İdealize edildiği kadar mükemmel olmak, her şeye yetişmek mümkün mü, ya da buna gerek var mı? 

Kadınlar bu “mükemmellik” tuzağına düşüp düşmediklerini nasıl anlayabilirler? Bu konuda nasıl bir farkındalık geliştirebilirler?

Kusursuz ve mükemmel olma çabasından yorulanlara, kendiyle küsenlere tavsiyeleriniz neler olur? 

Sanat terapistisiniz aynı zamanda… Bu sebeple sormak isterim. Kadınlar için sanatla ilgilenmek, bir uğraş edinmek neden önemli? Neler önerirsiniz bu açıdan? 

Ne yazık ki günümüzde zor olan basit, sade, doğal yaşamak… Zihnimizi, kalbimizi, çevremizi işgal eden bu baskılardan, kalabalık ve abartılardan nasıl kurtulalım? Hayatımızı nasıl sadeleştirelim?