İbrahim Eren ile Tecrübe Paylaşımları - Hüseyin Öztürk
"Bir insana nereden baktığımız önemli"
13 Kasım 2018 Salı
Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın ayda bir düzenlediği “Tecrübe Paylaşımları”
programının bu ayki konuğu TRT Genel Müdürü İbrahim Eren idi.
Eren konuşmasını TRT Genel Müdürü olarak yapmadı. Bu toprakların, bu ülkenin,
bu milletin bir ferdi olarak yaptı.
Genç yaşta edindiği ve zihniyle-bedeniyle edindiği tecrübelerini anlattı.
Okurken bilgisayar teknolojisiyle üretebileceği işlerle ilgilendiğini ve
“harçlığını” çıkarmak üzere; “kötülüklere karşı iyilikleri çoğaltmaya”
çalıştığını anlattı.
Bir insana nereden baktığımız önemli. TRT genel müdürü diye bakar ve televizyon
yayınları üzerinden olumlu yahut olumsuz gözle bakarsak, kişiyi şahsını
devreden çıkararak, programlar üzerinden bir kimlik vermiş oluruz.
Eğer başında bulunduğu kurumun penceresinden değil, insan penceresinden
bakarsak, sanırım daha doğru tanımış oluruz.
Eren’in, salonda bulunan dinleyicilerin takdirlerini toplayan ilk paylaşımı,
ailesi ve kendisiyle ilgiliydi. Aile kutsallığına inanan herkesin özlediği
tabloyu şöyle izah etti.
“Cumhurbaşkanımızla birlikte yahut devlet protokolünde bulunmam gereken
programların dışında, cumartesi-pazarı mutlaka evimde çocuklarımla geçiririm”
dedi.
Günümüz koşuşturmalarının içerisinde asla ihmal etmememiz gereken hususların
başında ailemiz ve çocuklarımız olması gerekirken, maalesef ailemiz henüz
ihtiyaç sıralamasında ilk ona girmemektedir.
Ne yazık ki, günümüzde pek çok ailede; anne babadan, baba anneden, çocuk anne
ve babadan aynı evde birbirinden kopuk yaşamaktadır.
İbrahim Eren yedi yıl okuduğu Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinden aldığı değer
yargılarını hayatına uyguladığını; çalışmalarının, uğraşılarının, gayretlerinin
neticesini, “kader ve nasip” olarak değerlendirdi.
İş hayatının başlangıcında, “Hayatta Ankara’ya gitmem” dermiş ama kendisine
meslek olarak seçtiği işi ve üniversite eğitimi sebebiyle, kaderi ve nasibinde
Ankara varmış ve sevki ilahiyenin dediği olmuş.
Medyanın temiz yüzünü göstermek istediklerini belirten ve bu yüzünün
seyredilmesi gerektiğini hatırlatan Eren, ekrana iyi şeyler getirmeye çalıştıklarını
söyledi.
Sohbetinin genelini, “insanlarla uğraşmak yerine yapacakları işlere dikkat
ettiklerine” ayırarak, mealen şu hususların altını çizdi.
-Yaptığımız ve yapacağımız işlerin helal ve haram olmasına dikkat etmeli.
Hayatımın akışındaki gözlediğim nokta burasıdır.
-Hedeflerimizin başında iyi insan, iyi Müslüman ve mesleğimizde en iyi olmak
gelmelidir. İnsan başkalarını düzeltmek yerine önce kendini düzeltmelidir.
-Kadere ve rızka hazırlıklı olmak lazım! Hazırlıklı ve donanımlı olursanız
rızık kapınıza kadar gelir. Bekleyerek yahut tembellik ederek rızık gelmez.
-Dini ilimlerle fenni ilimler birbirinden bilinçli şekilde ayırılınca, İslam
âlemi gerilemeye başlamıştır. Batılıların yaptığı bu oyuna gelindi maalesef.
-Ne biriktiriyorsak ahiret için biriktirmeliyiz. Dünyada 6 milyar insan
yaşıyor ve 80 yılda bir nesil geliyor diğeri gidiyor. Nasıl gittiğimiz
önemlidir.
-Aile hayatımızda “oturma odasının” yaşaması önemlidir. Mutluluğun birinci
derecede parayla ilişkisi yoktur. Nasıl kazanırsanız öyle harcarsınız
https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/bir-insana-nereden-baktigimiz-onemli-26447.html





